top of page

Genital Siğil Tedavisi

Genital Siğil Tedavisinde Koterizasyon Yöntemi
Genital siğiller, Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonuna bağlı olarak genital bölgede oluşan et benleri şeklinde görülen lezyonlardır. Bu siğiller hem kozmetik açıdan rahatsızlık vermekte hem de tedavi edilmediğinde sayıca artarak yayılma eğilimi göstermektedir. Kliniğimizde genital siğil tedavisinde koterizasyon yöntemi uygulanmaktadır. Elektrokoter cihazı kullanılarak yapılan bu işlemde siğiller kontrollü bir şekilde yakılarak yok edilmektedir. İşlem lokal anestezi altında gerçekleştirildiğinden hasta herhangi bir ağrı hissetmez. Koterizasyon tedavisi genellikle tek seansta tamamlanmakta, ancak siğillerin yaygınlığına bağlı olarak birden fazla seans gerekebilmektedir. Tedavi sonrasında hastalarımıza detaylı hijyen ve bakım önerileri verilmekte, gerekli durumlarda kontrol muayeneleri planlanmaktadır. HPV bulaşıcı bir virüs olduğundan partnerlerin de muayene edilmesi önerilmektedir.

Genital Siğil (HPV) Nedir?
Genital siğiller, Human Papilloma Virüsü (HPV) adı verilen virüsün bazı tipleriyle oluşan, genital bölgede görülen cilt lezyonlarıdır. Kadın ve erkeklerde görülebilir. En sık cinsel yolla bulaşır ancak nadiren cilt temasıyla da geçiş olabilir.
HPV, dünya genelinde en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir. Çoğu kişide belirti vermeden seyredebilir; ancak bazı tipleri genital siğillere, bazı yüksek riskli tipleri ise kanser öncüsü lezyonlara yol açabilir.
 
Genital Siğiller Nasıl Görünür?
Genital siğillerin görünümü kişiden kişiye değişebilir:
•    Tek tek veya kümeler halinde olabilir
•    Ten rengi, beyazımsı ya da gri tonlarda görülebilir
•    Düz veya karnabahar benzeri kabarık yapıda olabilir
•    Genellikle ağrısızdır, ancak kaşıntı, yanma veya tahriş hissi yapabilir
Erkeklerde penis, skrotum, kasık ve anal bölge; kadınlarda ise vulva, vajina girişi, rahim ağzı ve anal bölgede görülebilir.
 
Genital Siğiller Nasıl Bulaşır?
•    Korunmasız cinsel temas
•    Vajinal, anal veya oral temas
•    Siğil görünen veya görünmeyen taşıyıcı kişilerden bulaşabilir
Önemli bir nokta: Siğil gözle görülmese bile virüs bulaşıcı olabilir.
 
Genital Siğiller Kendiliğinden Geçer mi?
Bazı durumlarda bağışıklık sistemi virüsü baskılayabilir; ancak:
•    Siğiller kalıcı olabilir
•    Zamanla yayılabilir
•    Tedavi edilmediğinde hem kişiyi hem partneri riske sokar
Bu nedenle “bekleyelim geçer” yaklaşımı genellikle doğru değildir.
 
Genital Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedavi, siğilin sayısına, büyüklüğüne, yerleşimine ve hastanın durumuna göre planlanır. Kullanılan yöntemler arasında:
•    Koterizasyon (yakma)
•    Kriyoterapi (dondurma)
•    Lazer tedavisi
•    Topikal ilaçlar (seçilmiş vakalarda)
Tedavinin amacı siğilleri ortadan kaldırmaktır; virüs vücutta sessiz kalabilir. Bu nedenle takip ve bağışıklık desteği önemlidir.
 
Genital Siğiller Tekrarlar mı?
Evet, tekrarlayabilir. Bu durum:
•    Bağışıklık sistemi
•    Sigara kullanımı
•    Stres
•    Tedavinin eksik veya gecikmiş olması
gibi faktörlerle ilişkilidir. Uygun tedavi ve düzenli takip, tekrar riskini belirgin şekilde azaltır.
 
HPV Aşısı Gerekli mi?
HPV aşısı:
•    Siğil yapan ve kanser riski taşıyan HPV tiplerine karşı koruma sağlar
•    Erkek ve kadınlara uygulanabilir
•    Tedavi edici değil, koruyucu bir aşıdır
Genital siğil öyküsü olan kişilerde bile aşı yapılması önerilebilir.
 
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
•    Genital bölgede siğil, kabarıklık veya şüpheli lezyon fark ettiğinizde
•    Daha önce siğil tedavisi görüp tekrar oluştuğunda
•    Partnerinizde HPV veya genital siğil saptandıysa
Erken değerlendirme, hem tedaviyi kolaylaştırır hem de yayılım riskini azaltır.
 
Sonuç
Genital siğiller, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir sağlık sorunudur. Utanılacak değil, ertelenmemesi gereken bir durumdur. Bilinçli yaklaşım, düzenli takip ve hekim kontrolü ile başarılı sonuçlar elde edilir.

Image by Olivier Gerbault

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kıl dönmesi, tıp dilinde pilonidal sinüs olarak adlandırılan ve genellikle kuyruk sokumu bölgesinde görülen bir hastalıktır. Kılların cilt altına girerek enfeksiyon ve apse oluşturması sonucu meydana gelen bu rahatsızlık, özellikle genç erkeklerde ve uzun süre oturarak çalışan kişilerde sık görülmektedir. Kliniğimizde erken evre kıl dönmesi tedavisinde lazer uygulaması tercih edilmektedir. Lazerle kıl dönmesi tedavisi, geleneksel cerrahi yöntemlere göre daha az ağrılı olup iyileşme süresi çok daha kısadır. İşlem lokal anestezi altında yaklaşık 30-45 dakika içinde tamamlanmakta ve hasta aynı gün evine gidebilmektedir. Lazer tedavisi sayesinde yara izi minimum düzeyde kalmakta, nüks (tekrarlama) oranları da klasik cerrahiye göre belirgin şekilde azalmaktadır. İleri evre kıl dönmesi vakalarında ise hastanın durumuna göre cerrahi eksizyon veya flep teknikleri uygulanabilmektedir.

Genital Siğil Tedavisinde Koterizasyon Yöntemi

Genital siğiller, Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonuna bağlı olarak genital bölgede oluşan et benleri şeklinde görülen lezyonlardır. Bu siğiller hem kozmetik açıdan rahatsızlık vermekte hem de tedavi edilmediğinde sayıca artarak yayılma eğilimi göstermektedir. Kliniğimizde genital siğil tedavisinde koterizasyon yöntemi uygulanmaktadır. Elektrokoter cihazı kullanılarak yapılan bu işlemde siğiller kontrollü bir şekilde yakılarak yok edilmektedir. İşlem lokal anestezi altında gerçekleştirildiğinden hasta herhangi bir ağrı hissetmez. Koterizasyon tedavisi genellikle tek seansta tamamlanmakta, ancak siğillerin yaygınlığına bağlı olarak birden fazla seans gerekebilmektedir. Tedavi sonrasında hastalarımıza detaylı hijyen ve bakım önerileri verilmekte, gerekli durumlarda kontrol muayeneleri planlanmaktadır. HPV bulaşıcı bir virüs olduğundan partnerlerin de muayene edilmesi önerilmektedir.

Ameliyattaki Cerrahlar
Gülümseyen Kadın Doktor

Lazer Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

Kliniğimizde uygulanan lazer ve koterizasyon tedavileri, geleneksel cerrahi yöntemlere göre pek çok önemli avantaj sunmaktadır. Bu yöntem  lokal anestezi altında uygulandığından genel anestezinin riskleri ortadan kalkmakta ve hastane yatışına gerek kalmamaktadır. İşlem süreleri oldukça kısa olup hastalar aynı gün içinde günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Lazer tedavisinde kanama miktarı minimal düzeyde kalmakta, işlem sırasında ve sonrasında kanama riski çok düşüktür. Yara iyileşmesi klasik cerrahiye göre daha hızlı gerçekleşmekte ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Ameliyat sonrası ağrı düzeyi düşük olduğundan hastalar daha konforlu bir iyileşme süreci geçirmektedir. Ayrıca işe dönüş süresi kısaldığından hastalar sosyal ve iş yaşamlarından minimum süre uzak kalmaktadır.

bottom of page